Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, dosyanın seyri yeni tanık beyanlarıyla tamamen değişiyor. KYK yurdunda yan yana odalarda kaldığı ve bir dönem Hanımeli Kafe’de birlikte çalıştığı arkadaşı M.T., Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadede, o dönem yaşanan ve gizli kalan detayları ilk kez anlattı.
‘BULAŞIKHANEYE KAÇTIK’
NTV’de yer alan habere göre, M.T., çalıştıkları kafeye gelen müşterilerin profilini ve üzerlerinde kurulan baskıyı şu sözlerle dile getirdi:
“Kafeye hep üst düzey memurlar gelirdi. Çok fazla bahşiş bırakırlardı. Bakışlarıyla bizi taciz ederlerdi. Hatta benimle birkaç kez iletişim kurmaya çalıştılar. Bu tacizlerden kurtulmak için en sonunda bulaşıkhane kısmında çalışmaya başladık. Gülistan kaybolmadan önce çok zayıflamıştı. Durgun ve düşünceliydi. Sorduğumda ‘bir şey yok’ diyerek geçiştiriyordu.”
‘HASTA OLSA İLAÇ İÇMEZDI, İNTİHAR ETMESI İMKANSIZ’
Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddialarına karşı çıkan M.T., şunları söyledi:
“Hasta olduğunda bile ilaç içmeyen bir kızın intihar etmesi mümkün değildir. Eğer intihar etseydi, bir yıl aranan barajda mutlaka bedeni bulunurdu. Gülistan, haksızlığa asla gelmezdi. Onu bir şeye zorladılarsa buna mutlaka karşı çıkacak yapıda bir insandı.”
M.T.’nin ifadesi, dosyadaki “taciz ve nüfuz istismarı” şüphelerini derinleştirirken, savcılığın bu üst düzey memurların kimlikleri üzerine yoğunlaştığı öğrenildi.
